Adet Gecikmesi ve Düzensizliği Sebepleri Nelerdir?

Adet gecikmesi veya adet düzensizliği kişiye içten içe huzursuzluk verir. Hem çalışma şartları açısından, kıyafet seçimi açısından belirsizlik yaratırken hem de gebe kalma ihtimali üzerine düşündürebilir.

Bu yazımızda Adet düzensizliği nedir, adet gecikmesi neden olur, regl günü geçtiğinde hamilelik söz konusu mu olur, adet gecikmesine neden olan hastalıklar nelerdir, adet gecikmesi nasıl tedavi edilir gibi birçok sorunun cevabına konu içerisinde ulaşabileceksiniz.

Adet Gecikmesi Nedir?

Adet gecikmesi, normal adet düzeninin bozulması ve adetlerin daha seyrek olarak görülmesidir. Kadınlar için oldukça endişe verici bir durumdur. Adet gecikmesinin nedeni mutlaka bulunmalıdır.

Normal düzenli bir adet (mensrüasyon) olması için, sağlam fonksiyonel bir hipotalamo-hipofizer-ovaryan aks, fonksiyonel bir rahim iç zarı (endometrium), normal bir vagina yapısı olması gerekir.

Bu sistemin herhangi bir aşamasında tespit edilen anormallik adet düzensizliği ile sonuçlanabilir.

adet duzensizligi

Adet Günüm Gecikti. Acaba Hamile miyim?

Öncelikle bu soru ile başlamak istiyorum. Adet gecikmesi evet bir hamilelik belirtisiyken her adet gecikmesi yaşayan hamile değildir. Aşağıda sayacağımız çok farklı nedenlerden dolayı hatta bazen sebepsiz yere adet gecikmeleri yaşanabilmektedir.

Adet Gecikmesine Neden Olan Hastalıklar Nelerdir?

Polikistik over sendromu

Adet gecikmelerinin yaklaşık %25-30′unun nedeni polikistik over sendromu (PCOS)’dur. PCOS, yumurtalama bozukluğu, kıllanma ile seyreder. Kıllanma aşırı olduğunda bu sendromu böbrek üstü bezi ve diğer androjen üreten tümörlerden ayırt etmek gerekir.

PCOS’ da adetler çok gecikirse ileri yaşlarda rahim iç duvar kanserine engel olmak için üç ayda bir ilaçlarla hastanın adet olması sağlanmalıdır.

Hormonal bozukluklar

Hormonal nedenlere bağlı adet gecikmelerini anlayabilmek için serolojik ölçümler yapılmalıdır. İlk planda genç kadınlarda gebelik olasılığını ekarte etmek için kanda beta HCG testi yapılmalıdır.

Yumurtalıkları uyaran hormon (FSH) , süt salgılatan hormon (prolaktin), böbrek üstü bezi ile ilgili hormonlar (testesteron, DHEAS04) ölçülerek adet gecikmesine neden olan değişimler saptanmalıdır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Doğal Yollarla Tüy Dökme Yöntemleri Evde Kolay Uygulama Kürü

Özellikle troid hormonunun az çalışması (hipotroidizm) ya da çok çalışması (hipertroidizm)adet düzenini oldukça etkiler, bazen ara kanamalara da neden olabilir.

Önceden adet olduğu halde daha sonra adet gecikmesinin bir sebebi de Asherman sendromu adı verilen rahim iç duvarının yapışıklığıdır. Bu duruma özellikle doğumdan sonra (postpartum) kürtaj olan kişilerde sık rastlanır.

Ayrıca myom operasyonu, rahim içinden septum rezeksiyonu, sezaryen gibi uterin kaviteyi etkileyen operasyonlardan sonra da bu durum ortaya çıkabilir. Bunlardan başka rahim içi araç, tüberküloz gibi bir takım enfeksiyonlar, rahim içinde adezyona; bunun sonucunda adet miktarının azalması ve tamamen kesilmesine neden olabilir.

Endometrial kavitede yapışıklık (adezyon) durumu histeroskopi ya da ilaçlı rahim filmi (histerosalpingografi) ile doğrulanmalıdır.

Hipotalamik amenore

Hipotalamusta herhangi bir patoloji olmaksızın, aşırı egzersiz, aşırı kilo kaybı, fiziksel ve psikolojik stress, aneroksiya nervoza gibi durumlarda hipotalamustan salgılanan GnRH sekresyonu bozulur, bu hormonun bozulması ise hipofiz bezi ve yumurtalıkları etkileyerek adet gecikmesine neden olur.

Hipotalamik tümörler gibi patolojik lezyonlar, kafa travması, kranial radyasyon, adet gecikmesine neden olabilir.

Hipofiz hastalıkları

Hipofizde bulunan lezyonlar, özellikle prolaktinoma, hipofiz adenomları, hipofiz nekrozu gibi çeşitli hastalıklar adet gecikmesine neden olabilir.

Hiperprolaktinemi: Hipofiz bezinde prolaktin adı verilen süt salgılatan hormonun artması sonucu adet gecikmesi olabilir. Prolaktin hormonunun normalden daha fazla salgılanmasına hiperprolaktinemi adı verilir.

Hiperprolaktinemi durumunda memelerden süt salgısıyla (galaktore) birlikte adet gecikmesi (amenore) görülebilir. Hiperprolaktinemi kullanılan psikiyatrik ilaçlara bağlı ya da patolojik nedenlerle ortaya çıkabilir.

Yaygın kullanılan antidepresan ilaçlar, antipsikotik ilaçlar, mide ilaçları, metildopa gibi ilaçlar prolaktin seviyesini artırır. Hipofizde patolojik bir olaydan ileri gelen prolaktin yükselmelerini araştırmak için MRI ile hipofiz görüntülenmelidir. Kadınların %40′ında hipofizde adenom nedeniyle prolaktin yüksekliği tespit edilir.

Sheean sendromu: Sheean sendromu adı verilen hastalık, doğum sonunda aşırı kanama ve takip eden tansiyon düşüklüğü sonucunda hipofiz bezinin nekroz olması durumudur. Bu durumda hastalar adet göremez, memelerden süt gelmez.

Primer ovarian yetmezlik (POY)

POY, 40 yaşından önce yumurtalıkta oositlerin tükenmesi sonucu adet olamama durumudur. ”Erken menopoz” olarak değerlendirmekle birlikte bazı durumlarda aradan aylar geçtikten sonra tekrar bir süre adetler devam edebilir, hatta bu sırada gebelik tespit edilen vakalar da mevcuttur. POY %90 nedeni bilinmemekte, %6’sında gen bozukluğu mevcuttur. Bu hastaların %20’sinde otoimmun hipotroidizm gelişmektedir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Lenf Bezi Şişmesi Nedenleri ve Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

İlaçlar ve radyasyon

Endometriozis gibi çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılan GnRH analogları gibi ilaçlar hipofiz bezini baskılayarak yumurtalıkların çalışmasına engel olur ve geçici menopoz belirtileri ortaya çıkarak adet gecikmesine neden olur.

Radyasyon ve özellikle alkilleyici ajanlar gibi kemoterapatik ilaçlar yumurtalıklarda follikül azalmasına sebep olarak adet gecikmesine ya da tamamen kesilmesine yol açabilir.

adet gecikmesi

Adet Düzensizliği Nasıl Anlaşılır?

Adet düzensizliğini değerlendirebilmek için pek çok bilgiye ihtiyaç vardır. Gebelik olasılığı, adet düzensizliğine sebep olabilecek herhangi bir ilaç kullanma öyküsü, her ay tekrarlayan karın ağrısı, görme bozukluğu, baş ağrıları, ateş basması, vajinal kuruluk, erkek tipi kıllanma, memelerden süt gelmesi, kafa travması, pelvik travma veya operasyon durumu, aşırı kilo kaybına neden olan diyet yapma ya da aşırı sportif aktivitelerde bulunma, ailede erken menopoz durumu gibi adet düzenine etki eden faktörler yönünden sorgulanmalıdır.

Fizik muayene

Adet gecikmesi durumunda çok dikkatli bir jinekolojik muayene yapılarak iç ve dış genital organlar muayene edilmelidir. Adet gecikmesi halinde genç kadınlarda her şeyden önce gebelik olasılığını kontrol etmek gerekir. Gebelik durumu olup olmadığı muayene ile tespit edilebileceği gibi şüpheli durumlarda kanda Beta HCG araştırması yapılmalıdır.

Adet ağrılarını azaltan bitkisel yöntemler konumuzu da inceleyebilirsiniz.

Adet Düzensizliği Nasıl Tedavi Edilir?

Adet düzensizliği (disfonksiyonel kanama) tedavisinde hormonel ve hormon içermeyen tıbbi ilaçlar yada cerrahi yaklaşımlar kullanılmaktadırlar.

Bazı hastalar için tek bir tedavi planı uygun iken bazılarında birden fazla alternatif tedavi seçeneği mevcuttur. Bu tedavilerin hiçbiri hasta tarafından kendiliğinden uygulanmamalı ve mutlaka bir jinekoloji uzmanının gözetiminde planlanmalıdır.

Kanamanın şiddetli olduğu durumlarda probe kürtaj yapılır. Kürtaj materyalinin patolojik incelemesi hem tanı konulmasını sağlar hem de kanamanın durmasıyla tedavi olanağı da yaratır. Rahim içi tabakasının patolojik inceleme sonucuna göre hastanın yaşı ve çocuk beklentisi dikkate alınarak tedavi düzenlenir. Sık kullanılan tedavi protokolleri aşağıda kısaca anlatılmaktadır.

Östrojen tedavisi

Ani, fazla miktarda ve kontrol edilemeyen kanama durumlarında doktor kontrolünde önerilecek konjuge östrojen ile tedavi olanağı sağlanır. Yüksek doz uygulamasından kaçınılmalıdır. Hastaların çoğunda bu kadar yüksek doz yan etki yaratmaktadır, bu nedenle kullanımı sınırlıdır.

Kanama aşırı değil ise daha düşük dozda konjuge östrojen kullanıldığında kanamayı 24-48 saat içinde durdurur.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Uyku Apnesi Belirtileri Nelerdir? Apne Testi Nasıl Yapılır?

Adet ortası lekelenme tarzı olan ara kanamalarda da lekelenmeler bu şekilde durdurulabilir. Uzun süreli düşük doz doğum kontrol hapı kullanılırken birden adet arası az miktarda kanamadan yakınan kadınlarda adet ortası dönemde sadece kanama süresince 5-10 gün ve 1-3 adet dönemi boyunca östrojen kullanılabilir.

Bu tedavi süresince doğum kontrol hapına kesmeden devam edilir. Uzun etkili progesteron tedavilerinde de östrojen verilmesi endometriumun yenilenmesine yardımcı olur.

Progesteron Tedavisi

Ani kanamayı durdurmak için tek başına bir progesteron içeren ilaç da kullanılabilmektedir. Rahim içi dokunun kalın olduğu tahmin edilen veya gösterilmiş olan kadınlarda 10 günlük ağızdan tedavisi kanamayı keser.

Progesteron içeren kas içi uygulanan iğneler de alternatif olarak uygulanabilmektedir. Az miktarda adet görme (Oligomenore ) tedavisinde, her ay 10 gün süreyle bir progesteron verilmesi düzenli çekilme kanamaları sağlar.

Doğum Kontrol hapları, Oral Kontraseptif Tedavisi

Anormal adet kanamalarında en popüler ve sık kullanılan tedavi şekli doğum kontrol hapı verilmesidir. En büyük avantajı adetle kaybedilen kan miktarının en az %60’ a kadar azaltılmasıdır. Tedavi en az 3 ay süreyle, gebelikten korunma arzulanıyorsa, istenilen süreyle devam ettirilebilir.

Oral kontraseptifler, adet düzensizliği tedavisinde hem östrojen hem de progesteron kombine şekilde içerdikleri, dolayısıyla pratik oldukları için tercih edilmektedirler. Yoksa ayrı ayrı östrojen ve progesteronların kullanılmalarına bir üstünlükleri yoktur.

Bekar bir genç kız toplumsal nedenlerle oral kontraseptif taşımak istemiyor veya ailesi doğum kontrol hapı olduğu için tedaviyi benimseyemiyorsa ayrı ayrı östrojen ve progesteron tedavisi verilebilir.

Cerrahi Tedavi : Tüm tıbbi tedavilere cevap vermeyen olgularda histerektomi (rahim alınması ameliyatı) tercihi sunulur. Histerektomi 40 yaş altındaki genç hastalarda tercih edilmemektedir.

Alternatif yaklaşım kürtaj sonucu rahim içi dokusunda kanser öncüsü lezyon ve rahim kanseri olmadığının tespit edilmesi şartıyla endometrial ablasyondur. 4-6 haftalık bir tıbbi tedavi ile rahim içi dokusu baskılandıktan sonra histereskopik yöntemle veya termal uygulama ile ablasyon gerçekleştirilip rahim içi dokusu tahrip edilir ve böylece adet görmeme hali oluşturulabilir.

Cerrahi, son ve tercih edilmeyen yaklaşımdır. Hormon-endometrium etkileşim fizyolojisini bilen bir hekim, nadir olgular dışında tıbbi tedavi ile her türlü disfonksiyonel kanama sorununu başarı ile tedavi edilebilir.

Related Articles

1 Yorum

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Latest Articles